Yazar

hazanincisi

Browsing

Merhaba arkadaşlarım ,

Küçük süslü püslü  kız bebeklerine oldum olası bir hayranlığım vardı hep.  Şükürler olsun ki benimde pamuk bir kızım oldu. Ve onu süslerken her anne de olduğu gibi ben de inanılmaz zevkli vakit geçiriyorum.

Küpe konusuna gelince de çok isterdim tabi İncinin kulağını deldirmek .Fakat saçındaki tokayı bile zor tutuyorum kafasında , farkettiği an çekip çıkarıyor . Küpeyi de çıkartır diye düşündüm . Ağzına alıp yutmasından korktup cesaret edemedim bir türlü.. Etraftan aldığım bu konu ile ilgilli yorumlar şöyle idi; Bir kısım kendini bilmeden deldirmeliydin geç kalmışsın , Bir kısım da büyüsün daha çok erken düşüncesindeydi.  Bu konu ile ilgili kafam çok karışıktı açıkcası..

Bu zamana kadar bana çok sık sorulan sorulardan biriydi bu konu. Güzel bir araştırma yapıp sizinle önemli olan bu konuyu paylaşmak istedim.

Küpe bizim kültürümüzde oldukça yaygın olarak kullanılır. Bu yüzden kız çocukları henüz çok küçükken kulakları deldirilip, küpe takılır. Özellikle de bebeklerinin saçı olmadığı durumlarda anneler, onların cinsiyetini belli etmek için bir an önce küpe takmak isterler.

Küçük Yaşlarda Küpe Kullanımının Zararları Nelerdir?

Kız bebekler için küpe onları daha sevimli gösteren bir aksesuar olsa da, çok küçükken takılan küpeler onlar için zararlı olabilir. En basitinden bebek henüz derdini anlatamayacak kadar küçük olduğu için, delme işlemi ve sonrasında herhangi bir enfeksiyon oluşursa bunu anlamak güç olabilir. Kulağında meydana gelen ağrı, kaşıntı ve yanmayı söyleyemeyeceği için ailenin bunu farketmesi zaman alacaktır.

Ayrıca kulağındaki küpe onun ilgisini çekecek ve bebek onu çıkarıp oynamak isteyecektir. Bu durumda küpesini çekiştirip kulağına zarar verme olasılığı çok fazladır. Bebek küpesini çıkarıp onun küçük parçalarını da yutabilir. Kendisi küpesiyle oynamasa bile diğer yaşıtları onun kulağındaki küpeyi çekebilir. Böyle bir durumda da bu küçük sevimli aksesuar, kız bebeğiniz için zararlı bir hale gelebilir.

Peki Kulak Deldirmek İçin En Uygun Zaman Nedir?

Doktorlar tarafından yapılan uyarılar, kız bebeklerin kulaklarının en erken 4 yaşında deldirilebileceği yönündedir. En azından çocuk o zaman kulağındaki küpenin bilincine varacak kadar büyümüş olur. Bir yaşından küçük çocuklara eczanelerde bile kulak delme işlemi yapılmamakta, ailelere en az 1 yaşına kadar beklemeleri önerilmektedir.

Kulak Deldirme İşlemi Nerede Yaptırılmalıdır?

Bebeklerin kulakları eczane veya sağlık kuruluşlarında deldirilmelidir. Hijyenik olmayan ortamlarda yapılan kulak deldirme işlemi, enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Takılacak olan küpeler paslanmaz çelik veya imkan varsa altın olmalıdır. Çünkü diğer metallerin alerjik reaksiyona sebebiyet verme ihtimali vardır. Küpe seçiminizi sallanan küpelerden yana değil, daha küçük olanlardan yana kullanın. Böylece hem bebeğiniz sallanan küpesini çekiştirmeye çalışmaz hem de küpesi herhangi bir yere takılmaz.

Umarım bu bilgilerden sizler de yararlanırsınız. Ben çok severek paylaştım.

Tekrar görüşmek dileğiyle..

 

 

 

İlk oyunumuz Ce eee

Merhaba arkadaşlarım. İnci ile oynadığımız ilk oyunlardan biri ce eee dir. Yüzümü ellerimle saklayıp, biraz bekledikten sonra ce eee diyip hızlıca açıyorum. İnci benim yaptığım hareketleri takip edip, devamını bekliyor,  ce eee diyince kahkahalarla gülüyor . Sanırım bir çoğumuz oynuyoruzdur bu oyunu .

Ama bebeklerimizin gelişimi için nasıl önemli olduğunu biliyor muyuz acaba ?

Çok çok önemli arkadaşlar. Bebeğin gelişimi için bize ipuçları veriyor bu oyun . Bebeğiniz bu oyunu oynarken sizi takip etmeli tepki vermelidir.

Anne/bebek arasında güzel bir bağ kuruyor aynı zamanda.

Öncelikle oyunu gerçek içten gelerek oynamak gerek.

Sağlıklı bir bebekten beklenen çocuğun oyunu devam ettirmek için çaba göstermesidir.

Oyun sırasında bebeğin gerçekten eğlenmesi , eğlendiğini anne ve babaya belli etmesi , oyunun devamı için çaba göstermesi , bütün bunları yaparken de göz teması, yüz ifadesi , ses çıkarma gibi davranışları bir arada kullanması beklenir.

Bebeğiniz anlattığım şekilde davranmıyorsa mutlaka doktora danışmak gerekir bu konu çok önemlidir.

Çünkü onlar bizim en değerlilerimiz ….

Diğer oyunlarımızı da sırayla anlatacağım .

Şimdilik sevgiyle kalın …

Selam arkadaşlarım. Doğumdan sonra özellikle kendimi toparlamam uzun zaman aldı biliyorsunuz. Doğumdan hemen sonra ve hala sorulan bazı sorular kırıcı olabiliyor daha önce de değinmiştim. Yeni Doğum yapan bir kadına bence asla sorulmaması gereken sorular vardır. Merak ettiğiniz soruları sorduğunuzda empati kurmanızı tavsiye ediyorum. Bu sorulara hemen başlıyorum.

– Anne sütü vermiyor musunuz?(Birçok kadın bu soru yüzünden strese maruz kalıyor mama vermek zorunda olduklarında bebeklerine kendini suçlu hissediyor)

– Bebeğiniz küçük görünüyor.(Yeni Doğum yapmış bir kadına asla söylenmemesi gerekir)

– Sana hiç benzemiyor. (Dokuz ay boyunca karnında taşıdığı ve sonunda ağrılar içinde doğurduğu bebeğin ona benzemiyor olduğunu duymak , anneler için yıkıcı olabiliyor)

– Hiç doğurmamış gibisin. ( Yani hala hamile gibi olduğunu kilo veremediğini söylemek istiyor)

-Sezeryan Doğum mu yaptın canım? ( Kendisi büyük ihtimal normal doğum yapmış. Ağrı içinde kıvransa da karşısındaki hiç umrunda değil.)

Bunlar sadece 5 tanesi daha neleri var .

Bunları sormak yerine lahusa bir kadının ihtiyacı olan en güzel şeylerden biri ona yardımcı olmaktır. Mesela ev işlerinde yardımcı olunabilir. Yada bebeğine bakabilirsiniz o da dinlenmiş olur .Hiç  fena olmaz aksine çok da güzel olur. Güzel şeyler anlatıp ona moral verebilirsiniz . Şu anki durumun geçiçi bir durum olduğunu bebeğini düşünerek daha kolay bu süreci atlatabileceğini anlatıp onu rahatlatabilirsiniz . En sevdiği şey neyse onu alıp gelebilirsiniz .Küçük sürprizler büyük mutluluklara sebep olabiliyor.

Sevgiler…

Başından beri planlı bir hamilelik geçirdim.
Tam anlamıyla anne olmaya kendimi hazır hissettiğimde doktora gittim kontrollerim için. Doktorun vermiş olduğu vitaminlerimi çok düzenli kullandım.
Hamileliğimde çok güvendiğim bir doktora emanet ettim kendimi ki; doktor ile doğru, samimi en önemlisi de gönül rahatlığıyla kurulan huzurlu bir iletişim, annelik duygularıyla bir evlat dünyaya getirmek çok önemlidir bu aşamada. Hamileliğim boyunca dışarıdan fastfood tarzı besinler hiç tüketmedim. Bol bol sebze ve meyve yedim (ikimizin de doğal vitamine ihtiyacı var! ). Hatta o kadar çok meyve yedim ki .. vitamin deposu gibi geziyordum . Hamilelik dönemimde en çok korktuğum şey erken doğumdu. Günler geçtikçe doğum yaklaştıkça en ufak bir kıpırdamada ‘acaba doğuruyor muyum?’ diye panik oluyordum . Doktorumuz başından beri her kontrollerimizde İnci’nin gelişimini ultrasona göre iki hafta önceden gittiğini söylüyordu yani kilosu yerinde bir bebek olacağını tahmin ediyorduk. Bu tahmin benim aldığım kilolardan da belliydi . Anne olmayı planlarken ve hamile olduğumu öğrendiğim günden beri hep normal doğum istedim ama nasip olmadı.  Bilinmeli ki bu; anne ve bebek için çok sağlıklı bir yöntem !
Aylar hızlıca geçerken en son 39. hafta kontrolünde doktorumuzun öngörüsü ile normal doğum yapmamın mümkün olamayacağı kararına vardı. İnci gelmek istemiyordu, keyfi yerindeydi . (Birde bana sorun ).
Evladımızın kokusunu içime çekmeye, sonsuz bir sevgi ile ömür boyu gözlerinin içine bakmaya sabırsızlanırken 39+2 de planlı bir sezaryanla dünyaya geldi bebeğimiz.
Boyu 51 cm, kilosu 3940gr’dı.
Varlığı ise; paha biçilemez…

En, en, en mutlu günlerimden biriydi. Hayallerimi ve heyecanımı pespembe duygularla sunabilme sevinci kaplamıştı her yanımı.
Hamileliğimin her günü birbirinden güzel ve özeldi ama baby shower bambaşkaydı benim için. İleride İnci’ye, keyifle; onu ne heyecanlar, ne süprizler ile beklediğimizi hatırlamak ve ailemize hatıra kalmasını istediğim için bu özel günü yapmak istedim.
İlk olarak partimize katılacak olan arkadaşlarımız için davetiyeler hazırlattım her bir yakınımın ismini ayni sevgi ve heyecanla tek tek yazdım.
Pastamızı özenle seçtim.
Bebek kurabiyelerimizi ve ikramlarımızı da tabi ki.
Elbise konusunda çok şanslıydım . Yakın bir arkadaşım dikti elbisemi buradan selam olsun kendisine çok da beğendim ..
Espirili konuşma balonları , pembiş pembiş taçlar yaptırdım misafirlerim için baby shower partilerinin olmazsa olmazı bence harika bir heyecan katıyor .
Çok keyifli bol eğlenceli oynamalı kahkahalı bir gündü.
Vallahi size itiraf edeyim en eğlenceli kısmı da hediyeleri açmaktı.
Sevenlerimin ve gelenlerimin ayaklarına sağlık tekrar .

İlk ek gıdaya geçiş maceramız çok eğlenceliydi. Bir şeyler tadarken ki surat ifadesini izlemek beni benden alıyordu. Neyi sevip neyi sevmeyeceğini merakla izliyordum.

Öncelikle doktorumuzun söylediği herşeyi sırayla yerine getirdik . Bence sizde öyle yapın erken ek gıdaya başlamak bebeklerimiz için zararlı olabiliyor. Bir bebeğin ek gıdaya geçebilmesi için oturuyor olması çok önemli. Eğer bebeğiniz dik oturmuyorsa henüz ek gıdaya geçilmemeli.  Zaten hayatları boyunca yemek yiyeceklerini düşünürseniz, acele etmenin çok anlamsız  olduğunu anlayacaksınız.

5 ay 10 günlükken yoğurtla başladık tadımlara.Bu arada tadım bir kaşık ucu kadar. 3 gün kuralına göre sebzeleri tattırmaya başladım . Havuç, patates, kabak  buharda pişirme yöntemi ile 6. Ayına kadar bu şekilde gitti.  Alerjik bir durumla karşılaşmadık tadımlarda.Hiçbirinin tadını yadırgamadı . İnci yemeyi seven bir bebekti hiç sıkıntı yaşamadım bu süreçte. Ağzına bir  şey götürdüğümde ağzını açıyordu.

Tam 6 aylık olduğunda artık çorbalara başladım .

Öncelik her zaman anne sütü ek gıda adı üstünde ek olarak tercih edilmeli bunu da eklemeden edemeyeceğim . Çünkü bebeğim ek gıdayı az yiyiyor , bir türlü kabul edemedi diyen anneler için ️ Hiç dert etmeyin zamanla düzene giriyor . İlk ek gıdaya geçiş her bebekte aynı olmayabiliyor.

Tüm uzman doktorların dediği gibi ; ilk 6 aya kadar anne sütü, 6. ayla birlikte tamamlayıcı ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar anne sütü ile beslenme, bebeklerin fiziksel ve psikolojik gelişimi için gereklidir.